26 Mayıs 2011 Perşembe

Nukleer

bir dizi nukleer reaksiyonu engellemek icin gerekli olan hassasiyet seviyesi, yontemin okullarda ne kadar duzgun bir secim oldugunu anlatan dallamalarin burnundan cikardigi tataklarin son mekani olan koltuk alti tahtalarindan daha asagidadir...

kaypak

11 Mayıs 2011 Çarşamba

el ile kafa

gun icinde kac defa elimiz kafamiza gidiyor diye bir arastirma yaparak, kendimizle ne kadar barisik oldugumuzu soylemeye calisan insan;

tuvalete gidince oturmayi tercih etmiyorsa ve baldirlarindaki kaslari kuvvetlendirmek gibi bir niyeti de yoksa;

otobuste camdan didari bakmasinin, tavana bakmasindan farki kalmamis demektir ki,

bu fecidir...

5 Eylül 2010 Pazar

3.

İş başka Arkadaşlık başka :))))

Deliliğe dahil bir konumudur bilmemekle birlikte işin ve de arkadaşlığın ne noktalarda ayrıldığını, bilememekteyim, özellikle de arkadaşınla iş YAPMA kısmı.

-Deliryum-

Adam yakın veya samimi arkadaşım, ama durum kişilerin kendi çıkarlarının çatıştığı noktaya geldiğinde, bu bir İş'dir ve birbirimizi düdükleyebiliriz!!!!!!!!!

Aynı kişiler, ortamda bir İş ve çıkar olmadığında kişiler kankalık müessesini keyifle yürütür mü?

- Evet.

Kişi ile arkadaşlığım bir İş midir?


.....Evet evet, İş yapamadığım arkadaşımla ilişki samimi değildir ya da yeterli olgunluğa gelebilecek kadar iletisim yada kişilerin birbirlerine saygısı yoktur.,

Bu deliliğe dair bir mevzu mudur?

-Evet.

Yakın, birbirini seven arkadaşlarız ama iş yaparsak birbirimizi zükeriz.

Düpedüz delilik, nerdeyse sosyal kahpeliktir.

Birbirini çok seven, sayan kişiler diyemez mi ki biz birlikte iş yapamayız.

Diyebilirler, ancak fazlaca birbirleri ile tanışma gerektirir ve bu NADİR'dir. Bu kadar tanışık ve birbirlerine saygılı kişiler ise İş mevzuu için zaten birbirlerini düdükleyemezler. Vicdanları elvermez.

yazar: Kendi Kandır HAMAMDA.

3 Eylül 2010 Cuma

2.

Mimar Sinan'ın kafatası nerede?

3 AKADEMİSYEN MEZARI KAZMAYA BAŞLIYOR

"1935'te Ankara'dan İstanbul'daki Süleymaniye Külliyesi'ne 3 kişi geliyor" diyen Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Mülayim, Sinan'ın kafatasının mezarından nasıl çıkarıldığını şöyle anlatıyor:

"Türk Tarihini Araştırma Kurumu üyeleleri Hasan Ferit Çambel, Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan ve Şevket Aziz Kansu, Süleymaniye külliyesine gelip Sinan'ın mezarını kazmaya başlıyor.

KAFATASINI ÖLÇÜYORLAR
Mezarı dikkatle kazıyorlar. 1-2 metre sonra iskelet dağılmış olarak fakat kafatasını sapasağlam buluyorlar. Antropolog Şevket Aziz Kansu derhal fırçasıyla kafatasının tozunu toprağını temizliyor. Pergeli ve ölçüm aletleriyle kafatasını ölçüyor. Kafatasının brakisefal olduğunu anlıyor. Ve arkadaşlar Sinan Türk'tür diyor."

KAFATASI NEDEN MEZARDAN ÇIKARILDI?
Mimar Sinan'ın kafatasının neden mezarından çıkarıldığı sorumuzu ise Prof. Dr. Selçuk Mülayim şöyle açıklıyor:

"1930'lu yıllardan itibaren Avrupa'da ırkçılık yükseliyor. 1935--37 yılında başta Almanya olmak üzere ırkçılığın nerelere tırmandığını biliyoruz. İkinci Dünya Savaşı'nı patlatıncaya kadar yükselen bir gerilim var.

Marmara Üniversitesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Mülayim, dönemi şöyle anlatıyor: "Batıda o dönemde şöyle bir kanı var. Beyaz ırktan olmayan hiç kimse uygarlık tarihinde yüksek noktalara ulaşamaz. Avrupa ülkelerinde o günlerde dünyanın en büyük mimarı olarak kabul edilen Mimar Sinan sizden değil iddiası vardı. Bu şekilde onlarca kitap var. Mimar Sinan'ı Macar, Ulah, Sırp ve Avusturyalı gibi Avrupa'da bir yerlere bağlıyorlardı."

Oysa Mimar Sinan bu topraklarda doğdu. Kayseri Ağırnas doğumlu.

Batıdaki iddialar karşısında Ankara'daki Türk Tarihini Araştırma Kurumu daha sonraki adı Türk Tarih Kurumu olacak olan kurum "Mezarını açıp kafatasına bakalım" şeklinde karar alıyor.


!!!!!!!Şok ŞOK ŞOK DAHA bİTMEDİ!!!!!!!!

O kafatasının yeri şu an bulunamıyor.

Kafatası nerde??????

Yazar:Nerd ene kopça

1 Eylül 2010 Çarşamba

1.

Kim, kime, ne sebeple deli diye hitap etmekte ki!!!!

Ve... yahu bana deli diyen nasıl deli olamaz ki!!!!?

Kişi kendinden bilmezmi?

ÇÜŞŞŞŞ!!!!!!!!

yazar: ortaokul 1

24 Ağustos 2010 Salı

makinist

Simdi bir trenin lokomotifinde makinist olarak calistigimizi dusunelim yaklasik 27 sene boyunca. kac canli ezmis olabiliriz acaba?

eger sayı 25'den fazla ise bunların kac tanesinin insan oldugunu dusunmek bile insani zorluyor.. 25 psikolojik baraj olmus insan hayatinda.. peki bunda bu kadar delicesine dusunulecek ne var..

anlatayim;

tren basli basina garip bir aygıt... afrikadaki fil yada gergedan gibi.. 5 buyuklerden... cok zor duruyor ya.. karsiniza cikti diyelim bir canli. eeee... kornaya mı basacaz yani.. bu mu... kayıtsız kalmanın biricik orneklerinden biri ise makinist olmak, bunun icin ayrica bir tedavi de olmasi gerek...

makinist terapi merkezi. MkM. vicdan'inizi rahatlatir..

ya bırak ya... halterden sonra en manyak is bu..

simdilik..